uzaylı istilası-radyonun gücü


Orson Welles

images

Bu karizmatik görünüşlü abi zamanının etkili bir sanatçısı, tiyatrocusu, yönetmeni ve daha fazlası. Orson Welles hakkında detaylı bilgiyi okumanızda fayda var!

Burada enteresan olan bu adamın ismini duymama neden olan bir olay.

Uzaylı İstilası

war_of_the_worlds_coverBiyografisinde gördüğünüz gibi o dönemin en etkili iletişim aracı olan radyoda yayınlar yapan Orson programı için hazırladığı “The War of The Worlds – Dünyalar Savaşı ”  adlı eseri seslendirirken, kitleler üzerindeki etkileyici karizması sayesinde ülke geneline yayılan bir infiale sebep oldu.

Oyun gereği bir muhabiri canlandıran Orson uzaylıların ülkeyi işgal ettiğini anons edince yüzbinlerce kişinin silahlanıp sokaklara çıkmasına ve bir okadarının ölüm korkusuyla sığınaklara hücum etmesine neden olmuştur. Öyle ki bir kaç saat sonra durum farkına varıldığında kendisi bütün anonsların bir oyun-şaka olduğunu bildirmiş fakat bir kere sokağa inmiş halkı ikna edememiştir.

Günümüzün Radyosu

Farkında olmadan bu kadar büyük bir etkiye sahip olduğu anlaşılan sanatçı keşfedilmiş ve kariyerinin geri kalanı şekillenmiştir.

Bu süreçte keşfedilenin sadece Orson’ un karizması olmadığını düşünmeden edemiyorum. Kitlesel iletişim araçlarının, topluluklar üzerinde oluşturulabilecek “beklenmeyen” etkilerini, öngörülebilir olması halinde, belkide bir silah olarak kullanılabileceğini göstermiş olduğu kanaatindeyim. 

Amerika gibi, herşeyden bir silah yapmayı hedefleyen (ve yapan) bir devlet için, basit bir yayın organıyla kitleleri manipüle etme fırsatı kaçırılmayacak bir ayt(altın yumurtlayan tavuk).

 

 

internetteki Yeni Trendleri Takip Etmenin 5 Kolay Yolu


Web sayfanızın trafiğini artırmak mı istiyorsunuz? Trendleri takip etmek işinizi kolaylaştırabilir. İster ilgi çekecek konu arayışında olun, ister sayfanızı arama motoru için optimize etmek isteyin, trendleri takip edebileceğiniz araçlar size yardımcı olacaktır. Günümüzde birçok online platform  değerli bilgi paylaşımı yapmaktadır.

Bu yazımızda internet aleminde yenilikleri takip edebileceğiniz 5 trend-takip aracından bahsedeceğiz.

Google Trends

Google Trends i inceleğimizde günümüzde ki en güçlü trend-takip aracıdır diyebiliriz. Temiz ve sade görünümü sayesinde güvenilir bir araç olduğu izlenimi uyandırıyor. Kısacası Google arama sonuçlarına dayanarak insanların en çok yaptığı aramalardan yola çıkarak internetteki “en sıcak” gündemi Google Trend yardımıyla öğrenebiliyoruz. Bölgesel eğilimleri takip edip işinizle veya ilgi alanınızla alakalı çıkarımlarda bulunabilirsiniz.

Great Ways to Find Out What's Trending on the Web

Trendsmap

An itibariyle isanların ne hakkında konuştuğunu bilmek ister misiniz? Eğer bir konu hakkında bir muhabbet dönüyorsa ve bu muhabbet Twitter üzerinden gerçekleşiyorsa, belirli bölgelere göre bu konuşmaları takip edebilmek için Trendsmap kullanabilirsiniz. Trendsmap anlık olarak Twitter üzerindeki popüler etiketleri bir dünya hartası üzerinde gösteriyor. Etiketin büyüklüğü kullanım sıklığını işaret ediyor. Etiket üzerine tıklayarak konuyla alakalı tweetleri görebilirsiniz. Veya istediğiniz bir etiket veya anahtar kelimeye göre arama yapabilir ve dünyanın neresinde konuşulduğunu görebilirisiniz.

Great Ways to Find Out What's Trending on the Web

Pinterest

Pinterest2011 yılında 3 milyon olan kullanıcı sayısını 2012 sonuna kadar 26 milyona çıkarmasıyla internette en hızlı büyüyen ve popüler olan sosyal ağ sitesidir diyebiliriz. Günlük 50 bini bulan ziyaretçi sayısı artarak büyümeye devam ediyor. Erişim ve kullanıcı sayısını göz önüne alırsak, Pinterest dataları trendleri takip edebilmek açısından güvenilir bir kaynak olarak kullanılabilir.

Great Ways to Find Out What's Trending on the Web

BuzzFeed

BuzzFeed internetin en popüler konularını, içerik üreticileri ve web algoritmalarından faydalanarak toplayan bir trend bilgi kaynağıdır diyebiliriz. Dergiye benzer basit arayüzü arama yapma ve dolaşma için kolaylık arzediyor. Belirli bir kategoride veya herhangi bir anahtar kelimeye göre trend araması yapabilir ve bir çok kişiden önce gündemi yakalayabilirsiniz.

Great Ways to Find Out What's Trending on the Web

Viral Video Chart

Eğer trend videolar sizin için çok şey ifade ediyorsa Viral Video Chart tam size göre diyebiliriz. Viral Video Chart kurulduğu 2006 dan beri 300 milyardan fazla videoyu takibine almıştır. Zamanlama veya paylaşım sayısı gibi bir çok kategoride filtreleme yapabiliyoruz. Başlnagıçta son 7 günün en iyi 20 videosunu listeleyen Viral Video Chart seçeneklerinizi genişletebilirisiniz.

Great Ways to Find Out What's Trending on the Web

 

Çevirinin Orjinali için

Sosyal Aglar Nasıl Kazanıyor…


Hayatımızın parçası haline gelen sosyal medya, bizim için eğlence ve iletişim anlamına gelse de, parlak girişimcilerin ceplerini milyonlarla dolduruyor.

 

Facebook’ta paylaştığınız her fotoğraf, verdiğiniz her “like”, Twitter’daki her retweet ve sosyal ağlardaki tüm diğer davranışlarınız sizin için çok basit olsa da, birilerinin cebine giren para anlamına geliyor.
Facebook’un 1 milyar dolara satın aldığı fotoğraf paylaşım ağı Instagram’ın birkaç ay önce “kullanıcıların yüklediği fotoğrafları satabileceklerini” açıklaması içerik hakları sorununu gündeme getirmişti. Çığ gibi büyüyen tepkilerden sonra şirket geri adım atsa da, sosyal ağların kullanıcıların ürettiği içerikler üzerinden büyük gelirler elde etmesi kafaları karıştırmaya devam ediyor.
Çektiğiniz tatil fotoğraflarını veya internette karşılaştığınız komik bir videoyu yüklediğiniz sosyal ağ belki de sizden bir para talep etmiyor; fakat bilmeniz gerekir ki tüm bunlar aslında bedava olmuyor. Tüm bu içeriği, hiç para talep etmeden kullanıcılara ulaştırmak için üstüne para ödeyen bu sosyal ağ şirketleri nasıl ayakta kalıyor ve hatta para kazanıyor dersiniz?

 

Sosyal ağların en büyükleri arasında sayacağımız FacebookTwitterMySpaceLinkedIn,YouTube ve Pinterest’in en önemli ortak özelliği, içeriğinin tamamını kullanıcıların oluşturması. Araştırma şirketi eMarketer’e göre, sıradan paylaşımları dışında; sosyal ağlarda düzenli olarak nitelikli içerik üreten kullanıcı sayısı 2008 yılında82,5 milyonken, bu sayı şu anda 115 milyona yaklaşmış durumda. Kullanıcı içeriği yazı, ses, görsel ve videodan oluşuyor. Peki, üreten bizsek, kazanan neden biz olmuyoruz?

 

Reklam kokan hareketler
Verilere göre hemen hemen tüm sosyal ağların gelir pastasının en büyük kısmını reklamlar oluşturuyor. Örneğin TwitterFoursquareYelp gibi şirketlerin reklam gelirleri dışında neredeyse hiç geliri yok. Sosyal ağların küçük bir kısmının sahip olduğu gelir kaynakları arasında ise ücretli müşteriler, web uygulamaları, mobil uygulamalar ve iş ortakları sayılabilir.

 


Reklam gelirleri devasa boyutlara ulaşan Facebook hakkında sık sık “Facebook paralı oluyormuş!” gibi söylentilerle karşılaşıyoruz. Oysa Facebook zaten paralı; ama biz kullanıcılar için değil, reklam verenler için. Facebook’un “müşterisi” şimdiye dek Facebook üyeleri olmadı. Facebook bize iyi davranmak, servislerini ücretsiz olarak sunarak “profillerimizi” kurbanlık hayvanlar gibi büyütüp semirtmek zorunda. Ne de olsa sonunda satacağı mal biziz! Tamamen kullanıcıların oluşturduğu içerikten ibaret bir sosyal ağ olan Facebook, bu içeriklerin etrafındaki reklam alanlarını reklam verenlere satarak zenginliğine zenginlik katıyor.

 

Facebook, üyeleri hakkında ne kadar fazla ve ayrıntılı bilgiye sahip olursa, bu bilgileri reklam verenlerle paylaşarak onların daha iyi hedefleme yapmalarını sağlıyor. Reklam verenler en doğru potansiyel müşterilerine kolay yoldan ulaştıkları için memnun oluyor, Facebook’a da reklam verenden daha fazla para talep etme hakkı doğuyor.

 

 

 

Sizi anneniz kadar iyi tanıyorlar

/_np/1230/19531230.jpg

 


Paylaşılan bilgilerden kastım, kişisel verilerinizin doğrudan reklam verenlere teslim edilmesi değil elbette. Hem Facebook, hem de diğer sosyal ağlar; üyelerinin neleri istediği, nelere sahip olduğu, neleri beğendiği, neleri sevmediği gibi verileri işleyerek bunları isimsiz bir şekilde paketleyip reklam verenlere sunuyorlar. Böylece reklam veren, “İstanbul’da oturan, X markalı telefon kullanan ve Y adlı şarkıcıyı seven” kişilere kolayca ulaşabiliyor. İstanbul’da oturuyor, X markalı telefon kullanıyor ve Y adlı şarkıcıyı seviyorsanız ilgili reklamı görüyor; Facebook’a para kazandırıyor; karşılığında Facebook’u ücretsiz olarak kullanmaya devam ediyorsunuz.

 

Siz de reklam verebilirsiniz!
Son zamanlarda sosyal ağlarda “kişisel reklam” olgusu da yükselişe geçmeye başladı. Herhangi bir marka veya ürün için değil, sadece kendiniz için de sosyal medyada “öne çıkma” araçları sunuyorlar. Facebook’ta bir süredir pilot uygulama olarak süren “Tanıtımını Yap” seçeneği, biz fani kullanıcılara, Facebook’a eklediğimiz herhangi bir şeyi, 3,62 TL’cik karşılığında daha fazla kişiye göstermeyi teklif ediyor. Bu ek tanıtımı satın aldıktan sonra, eklediğiniz bir fotoğraf, link veya durum güncellemesini listenizde ekli arkadaşlarınızın duvarında en üst sırada gösteriyor. Bu mikro reklam çalışmasının Facebook sayfasındaki versiyonunda ise erişim sayıları seçenekler halinde sunuluyor. 10 bin üyesi olan bir sayfanın kolayca 100 bin kişiye iletisini göstermesi belli bir ücret karşılığında mümkün oluyor.

 

 
Twitter da şimdiye dek 5 bin dolar ve üzeri reklam bütçeleriyle çalışırken, kısa süre önce sınırlı bir kullanıcı grubuna mikro reklam seçenekleri sunmaya başladı. Tweet’lerinizi ve kişisel profilinizi sponsor olarak binlerce kişiye gösterebiliyorsunuz.

 
Bizimkisi bir aşk hikâyesi
Sosyal ağların en önemli ortak özelliklerinden biri, kuruluş döneminde herhangi bir gelir modeliyle değil, tamamen amatör ruhla ortaya çıkmaları. Dünyadaki dev sosyal ağlarla birlikte, ülkemizden de verebileceğimiz bir örnek var. İçeriğini kullanıcıların oluşturduğu en önemli yerli sitelerden biri olan Ekşi Sözlük, sınırlı bir yazar topluluğuyla ortaya çıktıktan yıllar sonra, on binlerce kişinin fikir ve bilgi paylaştığı bir platforma döndü.

Medyada sık sık yer bulmasıyla birlikte ziyaretçi sayısında da büyük bir yükseliş yaşandı. Ekşi Sözlük işte bu dönemde reklam almaya başladı ve o dönemde sözlük yazarları arasında ciddi tartışmalara sebep oldu.

 

 

 
Ekşi Sözlük’ün ticari yapıya dönüşmesi kimi sözlük yazarlarını rahatsız etmişti. Ekşi Sözlük’ün kurucusu Sedat Kapanoğlu’na bu süreci hatırlattım. Sedat’ın bana verdiği cevap konuyu çok güzel özetliyor: “Bu bahsettiğin dönemde yaşananlar, sanal mecraların ne kadar gerçek yaşam alanları olabildiklerine örnek aslında.

 

Reklam olmayan bir sitenin reklam almaya başlaması, birinin gelip bahçenize tabelasını dikmesi gibi. Buna tepki göstermek de bu açıdan gayet makul. Öte yandan Türkiye’de Ekşi Sözlük gibi bir siteyi işletmenin maliyeti o kadar yüksek ki, daha mütevazı gelir modelleriyle sitenin bu ölçekte hayatta kalması mümkün değil.”

Yazının orjinali için

Yazar:

E-posta: ekaplanseren@hurriyet.com.tr
Twitter: 
https://twitter.com/kaplanseren

Bunuda mı Yaptınız Lan…


Klasik tonerli ve mürekkepli baskı teknolojisi gelişerek son yılların en büyük yeniliklerinden birisi olan 3D yazıcıları artık çevremizde görmeye başlıyoruz. Daha hayatımıza yeni giren 3D yazıcılar hızlı bir şekilde gelişmeye devam ediyor. Kickstarter’da yer alan bir proje ile dünyanın ilk … Okumaya devam et